Aile ve Boşanma Hukuku

İstanbul Şişli Boşanma Avukatı: Çekişmeli Boşanma, Velayet ve Mal Paylaşımı Davaları

Aile Hukuku, toplumun en temel yapı taşı olan aileyi ilgilendiren, duygusal yükü en ağır ve hukuki sonuçları en keskin hukuk disiplinidir. Bir evliliğin sona ermesi kararı, sadece iki kişi arasındaki imzanın iptali anlamına gelmez; çocukların geleceği, yılların birikimi olan malvarlığının paylaşımı, nafaka yükümlülükleri ve tazminat hakları gibi hayati konuların yeniden düzenlenmesi demektir. Bu süreçte yapılacak fevri bir hareket, öfkeyle atılan bir mesaj veya yanlış hazırlanan bir protokol, kişinin geleceğini ipotek altına alabilir.

İstanbul’un en merkezi ve sosyo-ekonomik açıdan en hareketli bölgelerinden biri olan Şişli ve Mecidiyeköy hattında, boşanma oranları ve aile içi ihtilaflar ne yazık ki oldukça yüksektir. Müvekkillerimiz bize geldiklerinde genellikle büyük bir belirsizlik ve endişe içindedirler. "Çocuğumu bana verirler mi?", "Evim elimden gider mi?", "Aldatıldım, bunu nasıl ispatlarım?" soruları zihinlerini meşgul eder.

Hukuk büromuzun önceliği; bu kaotik süreci müvekkilimiz adına yönetilebilir hale getirmektir. İstanbul boşanma avukatı olarak misyonumuz; sadece duruşmalara girmek değil, kriz anlarını yönetmek, stratejik hamleleri belirlemek ve müvekkilimizin bu süreçten maddi ve manevi olarak en az hasarla (veya en yüksek kazanımla) çıkmasını sağlamaktır. Çağlayan Adliyesi'ne (İstanbul Adalet Sarayı) olan yakınlığımız sayesinde, koruma tedbirleri (uzaklaştırma) ve acil velayet taleplerine dakikalar içinde müdahale edebiliyoruz.


Anlaşmalı Boşanma Davası ve Boşanma Protokolünün Hazırlanması

Evlilik birliğini sonlandırmanın en medeni, en hızlı ve en az yıpratıcı yolu Anlaşmalı Boşanmadır. Türk Medeni Kanunu'na göre, evlilik en az 1 yıl sürmüşse ve eşler boşanma konusunda irade birliğine varmışsa, hakim tarafları dinleyerek boşanmalarına karar verir. Ancak "anlaştık, bitti" demek hukuken yeterli değildir. Anlaşmanın detaylarının, hukuka uygun bir Boşanma Protokolü ile kayıt altına alınması şarttır.

İnternet Protokolleri Risk Taşır!

Birçok çift, internetten buldukları taslak protokollerle mahkemeye başvurmakta ve ileride telafisi imkansız hak kayıpları yaşamaktadır. Örneğin; protokolde "tarafların birbirlerinden maddi manevi talebi yoktur" maddesinin imzalanması, kadının ileride yoksulluk nafakası veya tazminat isteme hakkını sonsuza kadar bitirir. Şişli anlaşmalı boşanma avukatı olarak; nafaka miktarından mal paylaşımına kadar her detayı içeren, hukuki açığı bulunmayan protokoller hazırlıyor ve süreci tek celsede sonuçlandırıyoruz.

Çekişmeli Boşanma Davaları ve Kusur Tespiti

Eşler arasında boşanmanın sonuçları (velayet, tazminat, nafaka) konusunda anlaşma sağlanamazsa veya eşlerden biri boşanmak istemezse, süreç Çekişmeli Boşanma Davası olarak ilerler. Bu dava, tarafların birbirlerinin "kusurunu" ispatlamaya çalıştığı bir hukuk savaşıdır. Türk Medeni Kanunu'nda boşanma sebepleri; Zina (Aldatma), Hayata Kast ve Pek Kötü Muamele, Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme, Terk, Akıl Hastalığı ve Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması (Şiddetli Geçimsizlik) olarak sayılmıştır.

Boşanma davasında "Kusurlu olan taraf tazminat öder, kusursuz veya az kusurlu olan taraf tazminat alır." Bu nedenle ispat hayati önem taşır. Mecidiyeköy boşanma avukatı olarak; aldatma vakalarında otel kayıtları, HTS (telefon görüşme) dökümleri, kredi kartı ekstreleri, WhatsApp yazışmaları ve tanık beyanlarını delil olarak mahkemeye sunuyoruz. Amacımız, müvekkilimizin "daha az kusurlu" veya "kusursuz" olduğunu ispatlayarak, yüksek maddi ve manevi tazminat kazanmasını sağlamaktır.

Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanma ve İspat Yolları

Zina, Türk hukukunda "Mutlak ve Özel" bir boşanma sebebidir. Yani zina eylemi ispatlandığında, hakimin ayrıca "evlilik birliği sarsıldı mı?" diye araştırmasına gerek yoktur, doğrudan boşanmaya karar verir. Ayrıca zina yapan eş, mal paylaşımında "artık değer" üzerindeki payının (katılma alacağının) tamamen kaldırılması veya azaltılması riskiyle karşı karşıya kalır.

Ancak zinanın ispatı zordur. Şüphe, zina değildir. Cinsel ilişkinin varlığına dair güçlü karineler gerekir. İstanbul zina boşanma avukatı olarak; dedektiflik faaliyeti kapsamına girmeyen, hukuka uygun elde edilmiş delillerle süreci yönetiyoruz. Eşinizin başka biriyle aynı otel odasında kalması, gece geç saatlerde sık mesajlaşmalar veya tanıkların "el ele gördüm" beyanları zina davası için yeterli olabilir. Ancak "casus yazılım" veya "eve gizli kamera yerleştirme" gibi yöntemler suçtur ve elde edilen deliller geçersizdir. Bu ince çizgide hukuki danışmanlık veriyoruz.

Velayet Davaları ve Çocuğun Üstün Yararı İlkesi

Boşanma sürecinin en can yakıcı kısmı, çocukların durumudur. Ebeveynler boşanır, ama anne-babalık bitmez. Mahkemeler velayet kararını verirken annenin veya babanın isteğine değil, "Çocuğun Üstün Yararı" ilkesine bakar. Çocuğun yaşı, eğitim durumu, alıştığı çevre ve hangi ebeveynin yanında daha sağlıklı gelişim göstereceği incelenir.

Genel uygulama olarak; anne bakımına muhtaç yaşta (0-3 ve genellikle 0-7 yaş) çocukların velayeti anneye verilir. Ancak annenin ahlaka aykırı hayat sürmesi, çocuğa şiddet uygulaması veya akıl sağlığının yerinde olmaması durumunda velayet babaya verilebilir. Şişli velayet avukatı olarak; pedagog görüşmeleri sırasında nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda müvekkillerimizi hazırlıyor, sosyal inceleme raporlarına (SİR) itiraz veya beyan süreçlerini yönetiyoruz.

Nafaka Türleri: Tedbir, İştirak ve Yoksulluk Nafakası

Boşanma davası açıldığı andan itibaren, ekonomik olarak zayıf duruma düşecek olan eş ve çocuklar için Tedbir Nafakası bağlanabilir. Dava kesinleştikten sonra ise bu nafaka; çocuk için İştirak Nafakası, eş için Yoksulluk Nafakası olarak devam eder.

Toplumda "kadın her zaman nafaka alır" algısı olsa da, kanun "boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa, kusuru daha ağır olmamak şartıyla" nafaka bağlanır der. Yani ağır kusurlu (örneğin aldatan) kadın nafaka alamaz. İstanbul nafaka avukatı olarak; nafaka miktarının belirlenmesinde tarafların gerçek gelirlerinin (bordro harici elden alınan gelirler, gizli malvarlıkları) ortaya çıkarılması için detaylı bir malvarlığı araştırması talep ediyoruz.

Mal Paylaşımı ve Katkı Payı / Katılma Alacağı Davaları

Boşanma davası sadece "kim kimden boşandı" sorusunu çözer. "Ev, araba, bankadaki para kime kalacak?" sorusu ise ayrı bir dava olan Mal Rejimi Tasfiyesi (Mal Paylaşımı) davasının konusudur. 2002 yılından sonra evlenen çiftler için yasal rejim "Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi"dir. Buna göre, evlilik birliği içinde (miras kalanlar hariç) alınan tüm mallar ortaktır ve boşanmada yarı yarıya (1/2) paylaşılır.

Ancak uygulamada bu paylaşım bu kadar basit değildir. Kredi ile alınan evin ödemelerinin ne kadarının evlilik öncesi yapıldığı, kadının ziynet eşyalarını (düğün altınlarını) bozdurarak eve katkı yapıp yapmadığı, şirketin değer artış payı gibi konular "Değer Artış Payı" ve "Katılma Alacağı" hesaplamalarını gerektirir. Mecidiyeköy mal paylaşımı avukatı olarak, boşanma davası devam ederken malların kaçırılmasını önlemek için "İhtiyati Tedbir" kararları aldırıyor ve bilirkişi hesaplamalarında müvekkilin kuruşu kuruşuna hakkını almasını sağlıyoruz.

Ziynet Eşyalarının (Düğün Altınlarının) İadesi Davası

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre; düğünde takılan takılar (çeyrek altın, bilezik, para vb.) kime takılırsa takılsın (erkeğe takılanlar dahil, kadına özgü olmayanlar hariç) kadına aittir. Boşanma aşamasında erkek "altınları bozdurduk, düğün borçlarını ödedik" veya "balayında harcadık" dese bile, kadının rızasıyla ve "iade edilmemek üzere" verdiğini ispatlayamazsa, bu altınları aynen veya bedel olarak iade etmek zorundadır. Düğün videoları ve fotoğrafları bu davaların en büyük delilidir.

6284 Sayılı Kanun ve Uzaklaştırma Kararları

Şiddet, sadece fiziksel değildir. Psikolojik, ekonomik veya cinsel şiddete maruz kalan (veya kalma tehlikesi olan) herkes, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu kapsamında koruma talep edebilir. Bu kanun, Türkiye'nin en hızlı işleyen kanunlarından biridir.

Delil veya belge aranmaksızın, sadece beyan üzerine; şiddet uygulayan eşin evden uzaklaştırılmasına (1 aydan 6 aya kadar), iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesine ve hatta müşterek konutun şiddet mağduruna tahsis edilmesine karar verilebilir. Şişli aile içi şiddet avukatı olarak, şiddet mağduru müvekkillerimiz için aynı gün içinde koruma kararı çıkartıyor ve kararın ihlali durumunda "Zorlama Hapsi" uygulanması için süreci takip ediyoruz.

Neden İstanbul Şişli Boşanma Avukatı ile Çalışmalısınız?

Boşanma davası, strateji oyununa benzer. İlk dilekçede (Dava Dilekçesi) ne talep ettiyseniz, dava sonuna kadar o taleplerle bağlı kalırsınız. "Unutmuşum, sonradan ekleyeyim" deme şansınız (ıslah hariç, o da sınırlıdır) yoktur. Yanlış açılan bir dava, yıllarca sürebilir ve sonucunda ne velayeti ne de tazminatı alabilirsiniz.

Şişli ve Mecidiyeköy lokasyonu, Aile Mahkemelerinin bulunduğu Çağlayan Adliyesi'ne en yakın noktadır. Bu, acil durumlarda (çocuğun kaçırılması, şiddet tehdidi, mal kaçırma) anında adliyeye intikal etmemizi sağlar. Müvekkillerimizle kurduğumuz ilişki, sadece profesyonel bir vekalet ilişkisi değil, aynı zamanda bu zorlu süreçte onlara yol gösteren bir "yol arkadaşlığıdır."

Boşanma Hukuku Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Eşim boşanmak istemiyor, dava ne kadar sürer?

Çekişmeli boşanma davaları, tanıkların dinlenmesi, pedagog raporlarının alınması ve diğer delillerin toplanması nedeniyle ortalama 1.5 - 3 yıl sürebilir. Ancak eşiniz boşanmak istemese bile, kusurlu olduğunu ispatlarsanız mahkeme onu zorla boşar. Kimse kimseyle zorla evli kalamaz.

Boşanma davasında telefon kayıtları (HTS) çıkar mı?

Evet, mahkemeden talep edilirse GSM operatörlerinden HTS (arama ve aranma, mesaj atma) trafiği istenir. Ancak bu kayıtlarda konuşmanın içeriği veya mesajın metni yer almaz. Sadece kiminle, ne zaman, ne kadar süre görüşüldüğü ve sinyal bilgisi (baz istasyonu - konum) yer alır. Bu da aldatmanın ispatında önemli bir yan delildir.

Aldatan eş nafaka alabilir mi?

Hayır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, sadakat yükümlülüğünü ihlal eden (zina yapan veya haysiyetsiz hayat süren) eş "Ağır Kusurlu" sayılır ve yoksulluk nafakası alamaz. Ancak çocuklar için iştirak nafakası ödenmeye devam eder.

Düğün takıları kime aittir?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre; kadına takılan her şey ve erkeğe takılan "kadına özgü" ziynet eşyaları (bilezik, kolye, küpe) kadına aittir. Erkeğe takılan çeyrek altın/tam altın gibi takılar ise yerel örf ve adete göre değerlendirilir, ancak genel eğilim bunların da kadına ait olduğu yönündedir.

Boşanma Sürecinde Haklarınızı Koruyun

Aile birliğiniz temelden sarsıldıysa, şiddet görüyorsanız veya haklarınızı koruyarak boşanmak istiyorsanız; Şişli'deki ofisimizle iletişime geçin. Uzman boşanma


Bu Kategorideki Makaleler

0534 694 94 72 WhatsApp